Akademia’ya Mensubiyet Akademia’ya mensubiyet bilgi merkezli (bilgi öğrenme-öğretme-üretme) bir yaşam döngüsünü gerekli kılar. Bilgi-bilgelik sevgisi/merakı akademisyenliğe cansuyunu veren ruhtur. Akademisyen, bütün boyutları ile bilginin yöneldiği ‘hakikat’ arayıcısıdır. Hakikat bilgisine ulaşmak için deveran eden bir pervanedir. Bu döngüyü besleyen ruh özgürdür prangalanamaz; müstağnidir temennada bulunmaz; engindir sığlaştırılamaz; derindir yüzeyselleştirilemez! Bu ruhun doğurduğu/intaç ettiği akademisyenin davranışı, ahvali, yaşam kültürü bu ruhla şekillenir/bezenir. Hakikate yönelmişliğin/adanmışlığın yarattığı ruh hali, akademisyeni küllerinden yaratır. Onda ve onunla özdeşleşen bir tavra/duruşa ve sîrete dönüşür! Bu akademisyen tavır ve duruşu, eylemsiz söylemi ve ilgisiz bilgiyi reddeder. Bu duruş, sözde ve davranışta ölçüsüzlüğü ve bilimde hadsizliği nefyeder. Akademisyen, hakikatin bilgisine dili ile söz, davranış ve duruşuyla model olur. Zira akademinin ruh...
Kayıtlar
- Bağlantıyı al
- X
- E-posta
- Diğer Uygulamalar
Mezuniyet Konuşması Sevgili Öğrenciler, Bugün burada, Fakültemizin kuruluşunun 20. yılında, 9. mezuniyet törenimizi gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu mutluluğu bizlerle paylaşan siz değerli konuklarımıza teşekkürlerimi arz ediyorum. Öncelikle yoğun programı arasında fakültemizin geleneksel hale gelen son ders sunumunu yapma lütfunda bulunacak olan saygıdeğer Anayasa Mahkemesi üyemiz Prof. Dr. Engin YILDIRIM’a huzurunuzda teşekkürlerimi arz ediyorum. * Sevgili Konuklar! İnsan onurunu güvence altına alacak olan temel hak ve özgürlüklerin özünü oluşturan adaletin siyasal ve hukuksal alanda somutlaşması, insanlık tarihi boyunca çetin bir mücadelenin zeminini oluşturmuştur. İnsanlıkta mündemiç olan ‘ aşkın adalet taleplerinin ’ bir yansıması olarak, tarihte hak, düzen, yasa, kanun, ahlak gibi kavramlar, hukuk, siyaset ve yargı gibi kurumlar varlık bulmuştur. Tarihsel insani varlığın mizanını, adalet terazisi oluşturmuştur. Adalet idesi, varoluşun metafizik dengesi...